7 Temmuz 2017 Cuma

Satori


Elleri titreyerek kapıyı açtı . Ayakkabılarını çıkardı , topuklarının üstüne basarak. İçeride ki üçlü koltuğa gelip oturdu , karşısında ki beyaz duvara bakıyordu ama gözleri görmüyordu duvarı , beyazı . Dışarıdan insan sesleri geliyordu , araba sesleri , sokaktan . Bir sigara aldı ve yaktı sehpadan.  
Sigaranın dumanı havada asılı kaldı , zaman durdu . Kalbi atmıyordu ama ağırlığı sanki taşınmayacak gibiydi göğsünde . Zaman , ah ah o zaman ! Bitecek miydi acaba ? Ağlamak , bağırmak , duvarlara vurmak …. Bir tarifi yoktu şuan acının . Acı ; ete kemiğe bürünmüş , boğazına sarılmıştı, hareket edemiyordu. Sessizliğinin sessizliğinde , içinden geçirdi , dua etti , yalvardı , “ lütfen al beni buradan artık ” .
Dağlar bile yumuşadı bu acının, isteğin , yakarışın , tutkunun, yeminin  karşısında , atmosfer sertleşti , nehirler durdu , ağaçlar yapraklarını döktü , çiçekler leş kokmaya başladı . Denizler yavaşça yükseldi , bir martı ağzındaki simidi bıraktı boğazda.
Kanatlı , parlak bi varlık belirdi odada , uçuyormu , yürüyormu belli değildi , yaklaştı ve ellerini kafasına koydu , gözleri ölü gibi bakan ölümlü’nün . Herzamanki gibi görülmediğini sandı sonsuz soluklu varlık . Eğildi ve aslında hiç duyulmayacağını düşündüğü sözleri söyledi kulağına , nefesi sayılı olanın , acısı doğayı üzenin , anlamları yok  edenin , manaya düşman olanın kulağına .
Munch’un Çığlığının renklerinden , köprüsünden , karanlığından , bir anda dünyaya geri döndü ve “ otursana “ dedi , ışık saçan heybetli varlığa . Şaşırdı varlık , daha önce hiç fark edilmemişti , daha da kötüsü hiçbir ölümlü sesini , söylediğini duymamıştı .
Şaşkınlıkla oturdu varlık , adapte olamadı duruma .
“Duydun mu ? “ dedi .
“Duydum. “ dedi , sakince , ölüm’lü .
18 saattir ilk defa su içmek istedi . Susuzluktan , açlıktan , halüsinasyon görüyor olabilirdi . Su’dan bir yudum aldı ve arkasını döndü  , ama oradaydı , güneşin bir parçası gibi parlıyordu , ışık varlık . 
“Neden ben ?” dedi , Işığa . Işık ise hala şaşkındı . “Sen , kendi varlığını aşağıladın.” dedi kızgın bir tonla   ve devam etti . “Ben bunu , kendi varlığının değerini bildiği halde , senin gibi çok üzülen herkese söylerim , ama bugüne kadar beni gören veya duyan olmadı .”dedi .  
Yedi milyar insan varsa yedi milyar evren vardır . Herkesin evreni başkadır , bazısı evreninin farkındadır , bazısı değil .  Evrenini nakış gibi işleyende vardır , çöplüğe çevirende , zengin evreni olan da vardır , evreni boş olanda . Bu gezegene ilk defa gelende vardır , son defada .
Her an eşsizdir ,  varlığımızın yolculuğunda .
Elinde su bardağı , duyduklarını düşünmeye başladı ve zihninin zincirleri erimeye başladı hızlıca . Gözlerini kapatamıyordu .

Kapatmaya korktu gözlerini , ya ışık giderse dedi içinden . Gözlerini bi daha kapatmadı .

Hiç yorum yok: