2 Ağustos 2009 Pazar

askerlik

askere gidicem az kaldı.içimde heyecanlanmam gerektiğine dair bi hissiyat var ama heyecanlı değilim.
aynı sünnet gibi.kendim gitmiştim sünnet olmaya,sünnet olmaya hazırdım çünkü.şimdide asker olmaya hazırım sanırım.nasıl lafsa o."asker olmaya hazırım" , lafa bak,daraldım kendi kendime.

gitmeden yapmam gereken birsürü şey varmış gibi hissediyorum ama , yok sanırım.en büyük merakım kaç don götürmem gerektiği herkese aynı soruyu soruyorum.

evden daha öncede uzak kaldım.yalnız yaşadım.ama bu sefer birsürü şehir efsanesiyle gidiyorum.
-botlara dikkat çalarlar.
-kepe dikkat çalarlar.
-palaskaya dikkat çalarlar.
-herşeye zıplama,yorarlar.
-çok enteresan adamlar var.( uzaylılar var gibi sölüyolar ondan yazdım)
-emre itaat et.(etmem gibimi duruyo)
-nereye düştüğün değil komutanın önemli.
-pudra sür , heryerine.
-botları 3 numara büyük al.
-vatka koy botların içine.
-nizamiyeciyle iyi geçin.
-sıvı sabun götür mantar olursun.
-300 kişi ile yatıcan uyuyamassın.
-sabah yatağını toplamadan traşa git yoksa iştimaya yetişemezsin.
-yatağında bozuk para sekmesse bittin.
-türkçe bilmeyen insanlar var.
-dil bilmeyen insanlar var.
-insan olmayanlar var.
-rütbe omuzdaysa uzak dur, gözükme.
-
-


böle böle gidiyo işte.bunları ezberleyip hareket edebilecek biri olsam,zaten büyük adam olurdum arkadaş.ben nasıl bukadar komplike davranim hergün.insanın valla merakı şahlanıyo nasıl bi yer diye.( "git görürsün haahhhaaahaaa" diye küstahça cevap veren askerliğini tamamlamış arkadaşlar var biliyorum).gidim gelim hergünümü yazıcam burda.daral daral daraltıcam kendimi.

Anadolu Kavağı




Sarıyer'den çok güzel bir motor seyahetiyle ulaşılan Anadolu Kavağında,Önce Maho nun dedesinin eski kahvesinde (SEMPATİ CAFE) çay içtik , ardından Galatasaray - Netanya maçını esnafla gayet sohbet muhabbet seyrettikten sonra, yukarıdaki manzarada balık yedik.İşte ölümsüzlüğün sırrı bu.manzaraya bak hizaya gel.Burasıda İstanbul , benim oturduğum beton cehennemide İstanbul.Arkadaş ordakilerde fakir bizde fakiriz.Ama onlar süper yaşıyor.Kıskanmadım , gıpta ettim.bizim Maho biliyo böyle yerleri , ısrar ediyo gidelim diye , ilk önce bi ayak diriyorum sonra ikna olup gidiyorum.Daha pişman olduğum olmadı.Sohbet muhabbet ezan okunmaya başladı biz sahildeyken.İlk önce Kavağın müezzini , insanın negatifliğini alan bi ezan la girdi sabah uyandırmasına.Sonra karşı taraftan üç cami ard arda ezana başladı , kulak pası sildiler resmen kanon yaparak okudular ve inanılmaz sesleri vardı müezzinlerin.ağızlarına sağlık.burdan diyanete sesleniyorum ( onlarda duymuyo tabi haliyle:))))işlerinden sıkılmış kötü sesli müezzinler orada staja yollanmalı bence.bak arkadaş yaptığın iş ulvi bir iş , öle salla pati olmaz bak nasıl okunuyo diye dinletilmeli ve öğretilmeli.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Heybeli Ada

( saratoryum ve çam limanı)


Giderken izlemeyi ve gittikten sonra geldiğim tarafa bakmayı çok sevdiğim ve haz aldığım ender yerlerden biri.Geçenlerde arkadaşım ile beraber gittik.ben normal çay arkadaşımda ada çayı söyledi sahildeki kahvede , simit ve poğaçalarımızı yedik , sohbet ettik.gazetelerimizi okuduk.güneş gökyüzünde eğilmeye başladığı saatlerde çam limanına yürüdük ve deniz bisikleti kiraladık.hani şu iki yunusun çektiği gibi gözükenlerden.açıldık etrafa baktık yabancı bayraklı yelkenlilerin arasında.denize girdik.su soğuk ve pırıl pırıldı.güzeldik.birşeyler yedik ve yukarı tırmanmaya başladık.birazda çamların arasında oturduk.çekirdek yerken etrafımız serçelerle doldu.dertleri çekirdeklerin kabuklarını almak.biz içlerini çıkarıp attık çekirdekleri ve onları izledik.korkmuyolar insandan yaklaşıyolar.ufak güzel yaratıklar.biraz muhabbet ettik.her iyi arkadaşın yaaptığı gibi birbirimize bişeyler öğrettik ogün gene.saolsun zihnimi açar ben tıkandıkça arkadaşım.dünyanın en güzel şeyidir kendi seçtiğin kardeşlerinin olması bide üstüne akıllı olmaları süper.sonra yola devam ettik.tam arada saratoryum girişinin orda bir açıklıktan büyükada ve arkadaki irili ufaklı adaların manzarasına takıldık birde daha önce hiç görmediğimiz bir çay evi.hemen oturduk ve birer çay söyledik.optimistçilerde denizdeydi 60-70 tan yelkenli denizde süzlüyolardı.manzara çok güzeldi.
ön tarafa geri geldiğimizde güneş etrafı kızartmaya başlamıştı.kahveye oturduk çaylarımızı söyledik.esinti çoktu o sebepten üstümüze kalın birşeyler giydik.sarı gözlüklerimi taktım kulağımada Amelie filminin soundtraclarının olduğu mp3 playerımı yerleştirdim.Sanırım valse çalıyodu adına sonradan baktım.O müzikler ogün içinmis demekki, daha önce hiç dinlemedim neredeyse ve 2 aydır mp3 ün içinde.çayım , sigaram , sarı bir manzara , önümde hoplayan zıplayan köpek yavruları , onları kovalayan çocuklar , köpeklerin kovaladığı martı yavruları , arkada ters dalgalı bir deniz ve iskeleye sürekli yanaşan vapurlar , önğmden geçen insanlar , karşıda istanbul , löp löp pamuk bulutlar.birara huzurdan ağlıycaktım.Hafta içini tavsiye ederim.Şehire bukadar yakın olupda bukadar uzakta hissetmek süper.

21 Nisan 2009 Salı

.....

zamaninda asi ve hizli yasamis (dovmelere ve kaslara dikiz) , ama hayat insanin kafasindan gecenleri kendisine uymuyorsa kabullenmez ve dur bu arkadas sert bi mizaca sahip ustune varmayayim demez , olabildigince silahiyla ustune gelir ve onlari kullanmaktan cekinmez.bir anda sinek gibi ezer insani ve gucunuz bir anda onun silahi olur , nekadar gucluyseniz okadar caniniz yanar , nekadar saldirgan yasamissaniz o kadar bogulursunuz. hic bisey vermediyseniz bu hayata hic merhamette alamazsiniz.

9 Nisan 2009 Perşembe

if 2009 ( 28. istanbul film festivali )

Afterschool Yönetmen Antonio Campos At The Edge of The World Yönetmen Dan Stone Beautiful Losers Yönetmen Aaron Rose Baghead Yönetmen Mark Duplass, Jay Duplass Franklyn Yönetmen Gerald McMorrow Just Another Love Story Yönetmen Ole Bornedal Lynch: Behind the Curtain Yönetmen blackANDwhite Man on Wire Yönetmen James Marsh The Wrestler Yönetmen Darren Aronofsky The Sky Crawlers Yönetmen Mamoru Oshii The Pleasure of Being Robbed Yönetmen Joshua Safdie The Good,The Bad,TheWeird Yönetmen Kim Jee-woon Story of Jen Yönetmen François Rotger Synecdoche, New York Yönetmen Charlie Kaufman Slumdog Millionaire Yönetmen Danny Boyle Sing For Darfur Yönetmen Johan Kramer O Lucky Man! Yönetmen Lindsay Anderson

Stories On Human Rights

PFIZER

Nijeryalı çocukları kobay olarak kullandığı ortaya çıkan ilaç şirketi Pfizer, onaylanmamış ilaç kullanımı nedeniyle öldürdüğü 200 çocuk için ailelere mahkeme dışında 75 milyon dolar ödeyecek.

1996 yılında Nijerya'nın gecekondu mahallelerinde kamp kurarak onaylanmamış ilaçları üzerinde denediği 200 çocuğun ölümü, sağır, kör veya felç olmasından sorumlu tutulan Pfizer, "kobay" çocukların ailelerine mahkeme dışında 75 milyon dolar ödeyerek olayı kapatmaya çalışıyor.

Nijerya'nın en büyük eyaleti Kano'da görülen ve 1996'da bölgede yaşanan menenjit salgını sırasında meydana gelen olaylara ilişkin davada, Pfizer'a fesat tertip etme ve kasti zarar vermenin de aralarında olduğu 8 ayrı suçlama getirildi. Pfizer için çalışan 8 yönetici ve araştırmacıya 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılırken kurban yakınları da şirkete karşı 2 milyar dolarlık bireysel tazminat talebinde bulundular.


KAYNAK


7 Nisan 2009 Salı

yararlı sitelere saygı kuşağında - 3 -

www.imdb.com (international movie data base)

yararlı sitelere saygı kuşağında - 2 -

www.bildirgec.org

tasarım konularıyla alakalı olanların takip etmesinde fazlasıyla fayda olan bir başyapıt.

6 Nisan 2009 Pazartesi

nah geliştirici



Xtensor adlı alet parmak ve bileği geliştirerek daha iyi nah çekmenizi sağlıyor.yada elinizi güçlendirmek,titrek olmasını engellemek,parmaklarınız daha etkili hale getirmek içinde kullanabilirsiniz.

gelecekte hayat - 4

16 Mart 2009 Pazartesi

faydalı bilgi

bazen işini düzgün yapsanda sonuç beklediğin gibi olmayabilir.bu durumda sadece işleri oluruna bırakmak gerekir.aksi takdirde kafada kalıcı hasarlar bırakıcak depresyon başlar.buda insanın özgüvenini elinden alır.yaptığı iyi şeyleride gözönünden siler ve mental çöküş başlar.mental çöküş beraberinde basit işlerinde yapılamaz hale gelmesini sağlar.
insanın kendisini motive etmeyi öğrenmesi gerekir.bunu herzaman başkaları sizin için yapamaz/yapmaz.böyle zamanlarda kendinizi korumak için başka işlerle uğraşmak eniyisidir.

23 Ocak 2009 Cuma

ZEITGEIST

zeitgeist 2008 belgeselini türkçe altyazI ile seyredin.
www.seyret.nl

2009 un İlk Yazısı

ben milenyum ayağını sevemedim bir türlü.bana 96 ımı özellikle 98 imi geri versinler istiyorum.